Kitap: Made with Creative Commons

Creative Commons’ın paylaşım ve açık iş modellerini konu alan kitabı Made With Creative Commons ücretsiz olarak aşağıda listelenen formatlarda erişime açıldı:

    • Kitabın ücretsiz PDF kopyası.
    • Kitabın ücretsiz EPUB kopyası.
    • Kitabın ücretsiz MOBI kopyası.

Kitabın üzerinde değişiklik yapabileceğiniz GDOC formatındaki düzenlenebilir versiyonu da mevcut: https://goo.gl/cpCW30

CTRL+ALT+DELETE BOOKS yayınlarından çıkan kitabın basılı kopyası Amazon‘dan da satın alınabilir.

Moodle’dan Ücretsiz Bulut Hizmeti

  
Uzun süredir uzaktan eğitim ve e-Öğrenme çalışmalarında Moodle kullanıyorum. Açık kaynak kodlu bir platform olmasının yanı sıra gerçekten de çok güçlü bir topluluk desteğine sahip. Geliştirici ekip eğitim teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor ve sürüm güncellemelerinde çok iyi reaksiyon gösteriyorlar.

Moodle, standart donanıma sahip bir LAMP (Bilişimin dört atlısı; Linux, Apache, MySQL, PHP) üzerinde kurulumu çok kolay olan bir sistem. Belki standart Linux kurulumuna ek olarak birkaç kütüphaneyi daha yüklemek gerekiyor ancak kurulumu 3-4 dakika içinde tamamlamak mümkün. Yine de daha önce benzer bir yapılandırma tecrübesi olmayan biri için bu kurulum roket bilimi ile eş değer olabilir.

Günümüzde kişisel günlüklerini WordPress üzerinden yayınlayan herkesin wordpress.org’dan kaynak dosyaları indirip kendi sunucularına kurmaları beklenmiyorken ve bu işi wordpress.com’a havale edebiliyorken, benzeri bir hizmeti Moodle’dan beklemek de çok bencilce olmamalıydı. Ne yazık ki uzun süre (bazı üçüncü parti firmalar haricinde, bitnami.com vb.) bu hizmeti Moodle vermedi. Bence Moodle proje yöneticileri özellikle Google Classroom gibi bulut temelli çözümler karşısında (zorunlu da olsa) bir atak yapmak zorunda kaldılar ve Moodle Cloud hizmetini devreye soktular.

Moodle Cloud, Moodle’ın dakikalar içinde aktif hale getirip eğitime başlayabileceğiniz bulut versiyonu. Sürüm güncellemesi, sunucu optimizasyonu gibi can sıkıcı ayrıntılar ile uğraşmadan tamamen eğitime odaklanabileceğiniz bir sistem ve belki de en güzel yanı; ücretsiz! Elbette bazı kısıtlamalar var. Bu kısıtlamalar arasında dikkat edilmesi gereken toplam disk kapasitesi ve sisteme kayıt edebileceğiniz öğrenci sayısı. Moodle Cloud’un ücretsiz olan versiyonunda -ki ek seçenekler için Moodle iş ortaklarına yönlendiriliyorsunuz- 200MB disk alanı ve maksimum 50 kullanıcı limiti var. Özellikle disk alanı ilk etapda çok az olarak değerlendirilebilir ancak disk alanı açısından sorun teşkil eden video dosyalarını YouTube üzerinde, yüklü PDF ve / veya sunum dosyalarınızı da Google Drive gibi bir alan üzerinde tutarak bu sorunu rahatlıkla aşabilirsiniz. 50 kullanıcı limiti ise derslerin misafir kullanıcılara da açık olması sağlanarak bir dereceye kadar çözümlenebilir.

Yukarıda bahsettiklerime ek olarak, bu bulut hizmetinin belki de en şaşırtıcı ve bence harika olan tarafı, sisteme entegre edilmiş bir BigBlueButton (BBB) hizmetinin de olması. Oturum başına 6 kişi ile sınırlı bu hizmette yapılan canlı dersler maalesef şu an için kaydedilemiyor ancak BBB’nin kurulum aşamaları ile boğuşmak istemeyen standart kullanıcılar için gerçekten çok önemli bir fırsat.

Moodle Cloud’ın daha da gelişmesi ve kapasite olarak arttırılabilir bir yapı sunması dileğiyle,

Uzaktan, yüz yüze ya da harmanlanmış olsun ya da olmasın, eğitim şart 🙂

Adobe Flash CC ve Çalışabilen (executable) Uygulamalar

adobe_creative_cloud

Adobe’nin yeni uygulama serisi Creative Cloud (CC) raflardaki yerini yaklaşık 1 ay önce aldı. CC ile son kullanıcıların buluşmasından önce beta sürümlerini 3 aya yakın test etme imkanı bulmuştum. Tahmin edersiniz ki test ortamı hiçbir zaman gerçek projenin yerini tutamıyor. Ne kadar kurcalarsanız kurcalayın dikkat etmediğiniz, gözden kaçırdığınız “bağzı” ayrıntılar olabiliyor.

Bu yazıda değinmek istediğim ayrıntı ise projenizi yayınlama aşamasında karşılaşabileceğiniz ve eski sürümlere göre sizi ilk etapda şaşırtabilecek / hayal kırıklığına uğratabilecek bir ayrıntı.

Okumaya devam et “Adobe Flash CC ve Çalışabilen (executable) Uygulamalar”

Nathan Smith’den Yeni Platform: Unsemantic

unsemantic
Nathan Smith tarafından geliştirilen yeni nesil CSS Framework: Unsemantic

Uzun yıllar Web tasarımı derslerinde öğrencilerle birlikte tablo tabanlı tasarım üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük. Tablolu tasarımın kolay öğrenilen ancak tasarım açısından eziyetli yapısı öğrencilerin ilk etapda hoşuna gitse de ortaya çıkan ürünlerin alışılmış Web sitelerine benzememesi beraberinde hayal kırıklığını da getirdi. Genelde tasarım eğitimi almamış ancak programlama dillerine aşina bir grupla çalıştığımdan dolayı dönem sonunda estetik açıdan hoşa giden projelerin ortaya çıkmayışı derslerden alınan keyfi de azalttı.

Okumaya devam et “Nathan Smith’den Yeni Platform: Unsemantic”

Adobe’den Bulut ile Entegre Dijital Kalem ve Cetvel

project_mightyAdobe’den donanım sürprizi!

Daha önce sürekli yazılım ile ilgili çözümlere yer veren Adobe, tasarımcılar için geliştirdiği dijital kalem ve cetvelini AdobeMAX 2013’de sahneye çıkardı. Adobe açısından yılın en önemli etkinliği olan AdobeMAX bu sene önceki senelere göre çok daha heyecanlı geçeceği sinyallerini günler öncesinden vermeye başlamıştı. Ancak sanırım kimse, özellikle de Adobe Topluluğu bir donanım (hatta 2) sürprizi beklemiyordu.

Okumaya devam et “Adobe’den Bulut ile Entegre Dijital Kalem ve Cetvel”

Tizen’de Son Durum Ne?

GDG Ankara olarak ikincisini 14-15 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz Android Geliştirici Günleri 2013 ve ecaHack Android Hackathon ile ilgili günlüğümde yazı yazarken birden aklıma “Tizen’de Son Durum Ne?” sorusu geldi. Tizen projesi ilk ortaya çıktığı zamanlarda “Android Katili” olarak lanse edildiğini anımsayanlarınız olabilir. Tizen projesi ile ilgili olarak genel bir değerlendirme yazısını 1 Haziran 2012 tarihinde yayınlamıştım. Proje ile ilgili genel bir bilgi edinmek isteyen bu yazıyı okuyabilir.

Tizen’in ilk SDK’sı 1 Mayıs 2012’de yayınlanmıştı ve o zaman SDK’yı indirip, genel özelliklerine göz atıp, kabaca inceleme fırsatı bulmuştum. Ancak aradan geçen 1 yıllık zamanda dönüp bir daha bakmamış olmam çok da etkilenmediğim anlamına gelmiş olabilir. Tahminim SDK’yı indirdikten sonra geliştirdiğim temel 1-2 uygulamayı test edecek cihaz bulamayışımdan kaynaklanan motivasyon düşüklüğünün bu duruma yol açtığı. Aslında Android Market’lerde yer alan uygulamalarının çok fazla uğraş gerektirmeden Tizen Platformunda direkt çalışıyor olacağı yönünde bilgilere sahiptik ama ben şahsen bunun canlı şahidi olamadım. 2012 yılında eskiden MeeGo ile ilgili çalışmalar yapan Türkiye’deki ekiple Tizen ile ilgili görüşme fırsatı bulmuştum. Genç arkadaşların ellerinde bir test cihazı vardı ama toplantı öncesi düşürüp ekranını kırdıkları için cihazı çalışırken görememiştik maalesef.

Okumaya devam et “Tizen’de Son Durum Ne?”