Sahil yolunda “partileyen” vatandaşı nasıl ikna edersin?

COVID19 ile ilgili gelişmeleri sağlıklı bir şekilde takip edemiyorum. En başından beri Sağlık Bakanlığının paylaştığı veriler süreç ile ilgili sağlıklı bir değerlendirme yapmaya imkan vermiyor. Hal böyle olunca da insanları ikna edebilme konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Pandemi günlerinde normalleşme konuşulmaya başlandığı andan itibaren 2. dalga da gündeme geldi. Sadece ekonomi düşünülerek tedbirlerin gevşetildiğini ve paylaşılan bilgilerin manipüle edildiğini düşünen büyük bir kitle var.

Okumaya devam et “Sahil yolunda “partileyen” vatandaşı nasıl ikna edersin?”

TCK 216 Hakkında

Gazeteci Hakan Aygün TCK 216 “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” kapsamında göz altına alındı ve tutuklandı. Aygün ne demiş, İnternetten araştırıp okuyabilirsiniz. Burada konu edilen cümleleri zikrederek özgürlüğümü tehlikeye atmak istemiyorum.

Okumaya devam et “TCK 216 Hakkında”

Verilere şu an erişemeyeceksek ne zaman erişeceğiz?

Cüneyt Özdemir canlı yayında Prof. Dr. Necmettin Ünal’a soruyor. Türkiye’de 17.000 ventilatör var. Bu sayı yeterli mi? Necmettin hoca açık bir şekilde “bilmiyorum” diyor. “Veriler açık değil, analiz edip model oluşturabilecek bilgi elimizde yok”.

Bakanlığın paylaştığı veri 1 adet JPG dosyası. Üzerinde çalışıp analiz yapabilecek, işe yarar bir model ortaya koyabilecek, buna göre yapılacak projeksiyon ile karar verebilecek durumda olamıyoruz. Açık Bilim, Açık Veri, Açık Erişim, Açık Eğitim sadece akademinin sorunu değildir.

Tüm vatandaşların öncelikli sorunudur ve dünya halklarına karşı da sorumluluğumuzdur. #ŞeffafBilgi ve #AçıkVeri demokrasinin temel taşıdır ve bilgiye erişim en temel haklardan biri olmalıdır. Odalar, STK’lar ve bilim insanları verilere şu an erişemeyecekse, ne zaman erişecek?

Tutuklu Yargılama Şart mı?

“Tutuklu yargılanma” ile ilgili ciddi bir hak ihlali var. Özellikle gazetecilerin tutuklu yargılanma kararlarında suçu kesinleşmeden peşinen cezalandırılma söz konusu olmaya başladı. Bunu kumpas davalarında da gördük. Onlarca kişi yıllarca yattıktan sonra beraat etti.

İfade vermeye kendisi gelen, yaşadığı ve çalıştığı yer belli olan kişiyi adli takip altına alıp yurtdışı çıkış yasağı koyulması neden yeterli gelmiyor. Özellikle yapılan bir haberin ardından zaten kayıtlı bir mecrada olan delilleri karartmak nasıl mümkün olabilir.

Gazetecilik suç değildir, tutuklu yargılanmayı gerektirecek bir suç hiç değildir. Tüm basın emekçilerine özgürlük ve adalet diliyorum. Demokrasi ve hukuk hepimiz için olmalı..!

Wikipedia Türkiye’de Erişime Halen Kapalı

Wikipedia’nın yönetici editörlerinden biri (yabancı bir vatandaş) VPN kullanan belirli IP aralıklarının makale düzenlemesini engelleyecek şekilde bir blok koymuş. VPN ile içeriğe erişebiliyor ancak düzenleme yapamıyorum artık. Eskiden en azından VPN ile katkı sağlayabiliyorduk.

Artık Vikipedi’deki makaleleri ne düzenleyebiliyorum, ne de yeni makale yazabiliyorum. Tüm dünyanın kullandığı bir bilgi kaynağına Türkiye’den hiçbir katkı verilememesi demek bu. 2 yılı aşkın süredir kullanılamıyor olması bir yana, yüzlerce, binlerce yeni makale kaybımız da var.

Türkiye’de hukukun işlemesi için ne yapmamız gerekiyor? Yazıyoruz olmuyor, çiziyoruz olmuyor, konuşuyoruz olmuyor, protesto ediyoruz olmuyor! Vikipedi özelinde yaşanan bu sorun birçok başka alanda da var. Bu referans kaynaklarının yerine koyacak bir kaynağımız da yok işin kötüsü!

Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı uygulansın, Vikipedi’ye erişim açılsın!

Türkiye neden bu kadar yalnız?

Körfez Savaşını sanırım herkes hatırlıyordur. Demokrasi ve özgürlük getireceğini idda eden ABD, Irak’ın önce Kuveyt’e girmesine izin verdi, sonra da bunu bahane ederek Irak’ı işgal etti.

ABD, Türkiye’nin Suriye topraklarında gerçekleştirdiği operasyonları bahane ederek yine aynı şeyi yapabilir mi? Şu an için fiili bir saldırı tehdidinde bulunmuyorsa bile ekonomik olarak sürekli tehdit etmekten geri kalmıyor. Son yıllarda ülkemizin yaşadığı en zor durumlardan biri olarak kabul edebiliriz Suriye denklemini.

Okumaya devam et “Türkiye neden bu kadar yalnız?”