Açık COVID Bildirgesi

Daha önce Açık Donanım ile ilgili farklı platformlarda konuyu irdelemiş, örnekler vermiştik. Pandemi sürecinde açık kaynak tasarımlar ile ilgili çok önemli gelişmeler yaşandı ve İlkay Holt harika bir blog yazısı yazarak Creative Commons resmi sitesinde paylaştı.

COVID-19 ve Toplum Çağrısı

TÜBİTAK SOBAG, “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında “COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı özel bir çağrı açmış.

Detaylara aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://tubitak.gov.tr/tr/destekler/akademik/ulusal-destek-programlari/1001/icerik-covid-19-sobag-cagrisi

Korona günlerinde sağlığımızı koruyabilmek!

Günde 2 öğün yeme alışkanlığında 3 seneyi geride bırakıyorum. Sabah 7:30’da kahvaltı ve 18:30’da akşam yemeği. Aralarda ek bir beslenme, ara öğün vs. yok. Sadece şekersiz çay ve kahve. Buna ek olarak haftada 6 gün en az 1 saat antrenman (koşu, yüzme ya da bisiklet).

Bunu bir yaşam tarzı haline getirmek çok kolay olmadı ama bunu standart düzeniniz haline getirdiğiniz andan itibaren karşı karşıya kaldığınız hastalık ve salgın gibi olağan üstü durumlarla başa çıkmanız kolaylaşıyor.

Okumaya devam et “Korona günlerinde sağlığımızı koruyabilmek!”

Verilere şu an erişemeyeceksek ne zaman erişeceğiz?

Cüneyt Özdemir canlı yayında Prof. Dr. Necmettin Ünal’a soruyor. Türkiye’de 17.000 ventilatör var. Bu sayı yeterli mi? Necmettin hoca açık bir şekilde “bilmiyorum” diyor. “Veriler açık değil, analiz edip model oluşturabilecek bilgi elimizde yok”.

Bakanlığın paylaştığı veri 1 adet JPG dosyası. Üzerinde çalışıp analiz yapabilecek, işe yarar bir model ortaya koyabilecek, buna göre yapılacak projeksiyon ile karar verebilecek durumda olamıyoruz. Açık Bilim, Açık Veri, Açık Erişim, Açık Eğitim sadece akademinin sorunu değildir.

Tüm vatandaşların öncelikli sorunudur ve dünya halklarına karşı da sorumluluğumuzdur. #ŞeffafBilgi ve #AçıkVeri demokrasinin temel taşıdır ve bilgiye erişim en temel haklardan biri olmalıdır. Odalar, STK’lar ve bilim insanları verilere şu an erişemeyecekse, ne zaman erişecek?

Koronavirüs ile Mücadelede Açık Veri Şart

İtalya, Fransa ve İspanya’dan iyi haberler gelmiyor. Her üç ülkedeki doktorlar da önlemlerin alınmasının gecikmesinden yakınıyor ve bu konuda dikkatli olunmasını tavsiye ediyor. Türkiye’de halen yeterli sayıda test yap(a)mıyoruz, vakalar ile ilgili bilgi akışı şeffaf değil.

Hangi şehirde, hangi ilçede durum nedir bunu bilmiyoruz, bu veriler anonimleştirilerek #AçıkVeri olarak sunulmalı. Tabip Odaları, Eczacılar Birliği, Siyasi Partiler bu verilere ulaşabilmeli ve öneriler getirmeli, politika geliştirilmesine yardımcı olmalı.

Ortak akıl ile hareket etmemiz gereken bir dönemde sis içinde yön bulmaya çalışıyormuşuz gibi hissediyorum vatandaş olarak. Birçok kişinin olayın ciddiyetini anlayamamış olmasının nedeni bu diye düşünüyorum.

“Eski MEB” çevrimiçi, “Yeni YÖK” çevrimdışı!

Fırsat eşitliğini bozabileceği kaygısı ile YÖK çevrimiçi derslerin yapılmamasını istiyor. MEB ise ikinci haftadan itibaren çevrimiçi öğrenme ile devam edileceğini açıklıyor. Normalde tam tersi olur diye bekliyor insan değil mi?

Uzaktan eğitim ve e-öğrenme uzun yıllar boyu Türkiye’de yüksek öğretimde kullanıldı. Yüz-yüze dersler ile birlikte de uygulandı. Ters-yüz edilmiş sınıflar, harmanlanmış öğrenme yöntemi halen kullanılmaya devam ediyor üniversitelerimizde.

YÖK, son yıllarda kendini YENİ YÖK olarak tanımlıyor. Bakış açısında farklılıklar olduğunu dile getiriyor. Ben böyle olağanüstü bir durum için eğitimin devam edeceği bir senaryo hazırlamasını beklerdim YENİ YÖK’ten. Ancak bunun tam tersini yaparak çevrimiçi ders yapılmayacak dedi.

Uzaktan eğitimin mutlaka etkileşimli yapılması gerekmiyor; çok farklı teknikler ve araçlar var. Neredeyse 20 yıldır bu işin içinde aktif olarak yer alıyorum. Her yapıdaki üniversite için farklı bir senaryo bile hazırlanabilir(di), çözüm üretebilir(di).

YENİ YÖK bu planlamayı görece çok az kaynakla yapabilirdi. Şimdiki gibi bir salgın hastalık ya da yaşanabilecek bir doğal afet sonrası yüksek öğretimin devamını sağlayabilirdi. İnternet ile yaşadığımız topyekün dönüşümün bu aşamada kullanılmamasını anlamak mümkün değil.

Halen geç değil, vizyonu olan, teknolojiyi takip eden, uzaktan eğitimi ve e-öğrenmeyi her yönü ile anlamış ve hazmetmiş bir ekip Türkiye’deki yüksek öğretim sürecini önemli ölçüde rahatlatacak kararlar alabilir. Yıllardır bu işi yapan kurumlarımız var; onlar model alınabilir(di)!

Yeni Koronavirüs (Covid-19)

Bu yazı Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı’nın hazırladığı COVID-19 (2019-n COV Hastalığı) Rehberi’nin ilk bölümlerini içermektedir. Rehberin güncel haline ve konu ile ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:
https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/2019-n-cov.html

Okumaya devam et “Yeni Koronavirüs (Covid-19)”