Yıl Olmuş 2020

Türkçe’de kullandığımız bazı klişeleşmiş cümleler var; eğitim şart, yıl olmuş …. vb. Ancak bu sefer yıl gerçekten 2020 oldu. Birçok akademik etkinlikte ve projede 2020 ile ilgili birçok kestirim yapıldı ve hedefler konuldu; o zamanlar uzak gibi gelen bu yılın artık içindeyiz.

Ben yuvarlak ve birbirini tekrar eden rakamları severim. 2018 ve 2019 benim için zaten zor geçen yıllardı, bittikleri için içimde en ufak bir üzüntü ya da özlem yok. 2020’ye yazılışından kaynaklanan bir sempati de besliyorum. Bu yılın iyi bir yıl olacağı ile ilgili güçlü bir his var içimde, umarım doğru çıkar.

Madem bu yılı “sempatik” buluyorum o zaman yarım kalmış projelerin bittiği ve ötelenmiş işlere başlandığı bir yıl olsun. Bu bağlamda yılın ilk günü bu konuda bir blog yazısı yazarak en azından kendimi aşağıda bahsedeceğim konularla ilgili bir yükümlülüğün altına da sokayım.

Doktora Tezi

2006 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde doktoraya başladım. 2008 yılında yeterliliğimi almıştım. Sonraki süreçte belki de hayatımda başarısız olduğum tek konu olan doktora tezi önerisi verme sürecinde takıldım kaldım. Yanlış hatırlamıyorsam 5-6 farklı konuda doktora tez önerisi verdim; bu öneriler daha sonra ya proje haline dönüştü ve başarıyla tamamlandı ya da makale olarak yayınlandı / bildiri olarak sunuldu. Bu süreci baltalayan kişilere ve olayların detayına burada girmeyeceğim; başarısızlık söz konusu olunca ana sorumlu insanın kendisidir diye düşünüyorum. 2020 itibariyle tam 14 yıl olmuş. 14 yıldır (arada sanırım 1 yıllık bir süreç var, atılıp geri döndüğüm süre olarak) doktora öğrencisiyim.

Bu süreçten sıkıldığımı itiraf etmeliyim, bir kambura dönüşmüş durumda. Ne zaman farklı bir konuda bir çalışma yapmak istesem, kendi kendime “otur da doktora tezini yaz” diyorum; ne diğer işten fayda geliyor, ne doktora tezinden. Sonuç olarak 2020 doktora tezini bitireceğim bir yıl olacak. Ya bu sene bu tez bitecek ya da ben bu işin peşini bırakacağım.

Blog Yazıları

madran.net alan adını yanlış hatırlamıyorsam 2000 yılında askerdeyken satın almıştım. Tam 20 yıl olmuş. Bu yirmi yıl boyunca tam bir blog gibi kullanmasam da bir çok konuyu bu sayfalardan paylaştım. 2020’de madran.net daha etkin kullanmaya gayret göstereceğim. Genel yapıyı biraz toparlayıp güncellemek de istiyorum. Twitter gibi platformlarda çok hızlı bir şekilde farklı konuları dile getirebilmek mümkün, bu biraz kolaya kaçmak oluyor ve detaylı bir blog yazısı yazma konusunda sizi üşengeçliğe sevk edebiliyor. Bundan kaçınmaya çalışacağım; iyi bir blog yazısının tadı bir Twitter yazı dizisinde olabilir mi?

Podcast

Podcast uzun yıllardır aklımda olan ancak gerçekleştirme fırsatı bulamadığım bir proje. Bunun için gerekli donanımı yıllar önce satın almış olmama rağmen bir türlü kayda değer bir sonuç çıkartamadım ortaya. Bu sene hem Bisiklet Akademisi ve Creative Commons Türkiye bünyesinde, hem de kendi kişisel sohbetlerim için Podcast serileri hazırlamayı planlıyorum: böylece emektar Zoom H4N artık gerçek kişiliğini bulabilir.

YouTube

YouTube hem takip etmeyi sevdiğim hem de video yayınlamaktan keyif aldığım bir platform (halen kanalıma abone olmadıysanız: youtube.com/orcunmadran). Özellikle derslerde tekrar tekrar aynı konuyu anlatmak zorunda kaldığım her durumda o konunun videosunu hazırlayıp kanalıma yerleştireceğim. Böyle bir imkan varken kullanmamak eğitim teknolojilerine ihanet etmek olur..!

Udemy

İyi bir eğitim içeriği oluşturmak gerçekten zaman alan bir süreç. Bu sürecin hakkını vermek için iyi bir ön hazırlık da gerekiyor. Kaliteyi etkileyen çok fazla bileşen var. Tüm bileşenleri kontrol altında tutarak içinize sinen bir eğitim kaynağı ortaya koyabilmek kimi zaman ek motivasyonlara ihtiyaç duyacağınız anlamına geliyor. Bence ek bir gelir kaynağı iyi bir motivasyon. Udemy çevrimiçi eğitim materyalleri hazırlayıp bunları bir eğitim paketine dönüştürüp satabileceğiniz en iyi platformlardan biri. Bu yıl içerisinde programlama dillerine giriş için bir ders hazırlayacağım. Python’a olan sevgimi bu şekilde perçinlemek istiyorum. Zaman yönetimini iyi yapabilirsem bir tane de TensorFlow’a giriş eğitimi hazırlamak isterim ama kendime söz veremem.

Bisiklet Akademisi

Bisiklet akademisinin temellerini 2016 yılında atmıştık. 2017 yılında hayata geçti ve hızla büyüdü. Kurumsal bir kimliğe sahip oldu ve önemli bir iş potansiyeline sahip olduğunu ispatladı. Akademi ile ilgili çalışmalara hız kesmeden devam edeceğiz. Akademi bünyesinde gerçekleştirmek istediğim bu seneki hedefleri aşağıdaki gibi sıralayabilirim:

  • Bisiklet Spor Kulübü Derneği ile ilgili dijital platformları aktif hale getirmek,
  • “Herkes için Bisiklet” sosyal sorumluluk projemizin dokümantasyonunu hazırlamak ve fon bulmak,
  • Triatlon Akademisi’nin altyapısını hazırlamak ve çevrimiçi bir eğitim platformu haline dönüştürmek.

Antrenmanlar & Yarışlar & Müsabakalar

Hayata tutunabilmek için (gerek mental, gerek fiziksel) en büyük desteği spordan aldığımı söyleyebilirim. Bu sene de kendi antrenman programıma sadık kalmaya çalışacağım. Yaklaşık 4 yıldır Pazartesileri haricinde her gün en az 1 saatlik antrenmanlar yapıyorum. Buna sağlık sorunları yüzünden verilen aralar dahil değil elbette. Yüzme, bisiklet ve koşu üzerine yoğunlaşan antrenmanlara geçen sene sonu itibariyle haftada 3 gün çevrimiçi kuvvet antrenmanları da ekledik akademi olarak. Belki bu konuda ayrı bir blog yazısı yazmak gerekecek ileriki günlerde.

2019 yarış takvimi açısından iyi bir yıl değildi. Sadece Ankara Yarı Maratonuna ve İstanbul Maratonuna katılabildim. 2020 için bir hedef belirlemedim, sanırım akademik hedefler bu yıl sportif hedeflerden daha ön planda. Antrenmanları aksatmadan fırsat bulduğum yarışlara katılmaya çalışacağım.

2019’da Ankara Basketbol Ligine (ABL) Emek Spor olarak katıldık. Lig devam ediyor, ikinci yarı maçaları Şubat itibariyle başlayacak. Bir yandan da basket takımının bir parçası olmaya çalışıyorum. Zorlu bir süreç, sakatlık yaşamadan sezonu tamamlayabilmek en büyük hedefim.

Sonuç

Yukarda aklıma gelen işleri, projeleri ve hedefleri yazmaya çalıştım. Devam eden, projeler, verdiğim dersler ve hali hazırdaki yükümlülüklerimden bahsetmedim. Onlar da eklenince her saniyesi dolu dolu bir yıl beni bekliyor. Sağlığım yerinde olduğu sürece hepsinin üstesinden geleceğime inanıyorum. Yıl sonunda bu yazıya atıf yaparak bir değerlendirme yazısı yazacağım. Bu arada müzik ile ilgili hiçbir hedef ya da projeden bahsedemiyorum, buna üzüldüğümü itiraf etmeliyim. Belki küçük bir repertuar oluşturmak için çalışmaya başlayabilirim; kim bilir 😉

Herkese iyi yıllar…

Bir Cevap Yazın