FATİH Ölmeseydi

Uzaktan eğitimin eğitsel tarafı hemen çözebileceğiniz bir konu değil. Kaliteli öğretim materyali kolay geliştirilmiyor, ancak teknolojik olarak en azından öğrenci ve öğretmenler ev ortamında desteklenebilirdi.

Sevgili hocamız Mustafa Akgül ile FATİH projesini sahada değerlendirmiş, okul ziyaretleri yapmış, öğrenci ve öğretmenlerle konuşmuştuk. Projenin maalesef başarısız olacağını pilot uygulamaların yapıldığı aşamada gözlemlemiş, önerilerimizi yazılı olarak bakanlığa iletmiştik.

Akademiden ve STK’lardan gelen görüş ve önerilerin neredeyse tamamına kulak tıkayan bakanlık bildiğini okumuş, kullanımı sınırlandırılmış ve atıl kalan bir donanım yatırımı yapmaktan öteye gidememişti. FATİH projesi doğru yönetilseydi pandemi sürecinde uzaktan eğitim çok daha başarılı olurdu!

Halen geç değil, hükümet en azından teknolojik altyapı ile ilgili olarak bilgisayar ve tablet PC üzerinden KDV vb. vergi yüklerini öğrenci ve öğretmenler için kaldırabilir. Daha hızlı ve daha ucuz bir internet erişimi sağlamak için sübvansiyon uygulayabilir.

Bu söylediklerim dikkate alınır mı? Sanmıyorum ama talepkar olmakta her zaman fayda var..!

Açık Eğitim Kaynakları: Lisans Hakları ve Etik Kurallar

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nün düzenlediği Uzaktan Eğitim, İş ve Kariyer Çevrimiçi Konferansında yaptığım “Lisans Hakları ve Etik Kurallar (Açık Lisanslar ve Creative Commons)” başlıklı sunumumun video kaydı.

Açık lisanslar ve telif hakları ile ilgili genel bir bilgilendirmeden sonra açık eğitim kaynaklarında kullanılacak açık lisanslar, açık lisanslı materyaller ve kullanımda dikkat etmemiz gereken etik kurallara değinmeye çalıştım.

Yükseköğretim Kurumları Dersleri Platformu Açıldı

https://yokdersleri.yok.gov.tr/

YÖK 27 Mart 2020 tarihinde yaptığı bir duyuru ile Yükseköğretim Kurumları Dersleri Platformu adlı bir portalı yayına açtı. Bu portalda şu an Türkiye’de açık öğretim fakültesi bulunan üç üniversitenin dersleri ile birlikte Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden dersler yer alıyor. Portala hızlıca bir göz atma fırsatım oldu. Bu yazıda özellikle telif hakları açısından açık lisansların kullanılması ile ilgili bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

Okumaya devam et “Yükseköğretim Kurumları Dersleri Platformu Açıldı”

“Eski MEB” çevrimiçi, “Yeni YÖK” çevrimdışı!

Fırsat eşitliğini bozabileceği kaygısı ile YÖK çevrimiçi derslerin yapılmamasını istiyor. MEB ise ikinci haftadan itibaren çevrimiçi öğrenme ile devam edileceğini açıklıyor. Normalde tam tersi olur diye bekliyor insan değil mi?

Uzaktan eğitim ve e-öğrenme uzun yıllar boyu Türkiye’de yüksek öğretimde kullanıldı. Yüz-yüze dersler ile birlikte de uygulandı. Ters-yüz edilmiş sınıflar, harmanlanmış öğrenme yöntemi halen kullanılmaya devam ediyor üniversitelerimizde.

YÖK, son yıllarda kendini YENİ YÖK olarak tanımlıyor. Bakış açısında farklılıklar olduğunu dile getiriyor. Ben böyle olağanüstü bir durum için eğitimin devam edeceği bir senaryo hazırlamasını beklerdim YENİ YÖK’ten. Ancak bunun tam tersini yaparak çevrimiçi ders yapılmayacak dedi.

Uzaktan eğitimin mutlaka etkileşimli yapılması gerekmiyor; çok farklı teknikler ve araçlar var. Neredeyse 20 yıldır bu işin içinde aktif olarak yer alıyorum. Her yapıdaki üniversite için farklı bir senaryo bile hazırlanabilir(di), çözüm üretebilir(di).

YENİ YÖK bu planlamayı görece çok az kaynakla yapabilirdi. Şimdiki gibi bir salgın hastalık ya da yaşanabilecek bir doğal afet sonrası yüksek öğretimin devamını sağlayabilirdi. İnternet ile yaşadığımız topyekün dönüşümün bu aşamada kullanılmamasını anlamak mümkün değil.

Halen geç değil, vizyonu olan, teknolojiyi takip eden, uzaktan eğitimi ve e-öğrenmeyi her yönü ile anlamış ve hazmetmiş bir ekip Türkiye’deki yüksek öğretim sürecini önemli ölçüde rahatlatacak kararlar alabilir. Yıllardır bu işi yapan kurumlarımız var; onlar model alınabilir(di)!